PATNOS'UN TARİHİ GELİŞİMİ
Doğal oluk ve yolların düğümlendiği bir noktada bulunan Patnos şehrinin konumu kendisine oldukça stratejik bir konum kazandırmıştır. Bu özelliği tarih boyunca bölgenin egemenleri tarafından hep kullanılmıştır.
Urartu Devletinde idari, askeri, kültürel merkez rollerini üstlenen Patnos, stratejik konumu dolayısiyle bir çok devletin istilasına uğramıştır. Bu istilaların yerleşmeye ve gelişmeye etkilerini kronolojik olarak şöyle açıklayabiliriz.
Hurri soyundan gelen Urartular takriben M.Ö 13. Yüzyıl ile M.Ö 9.yüzyıl arasında bölgede feodal beyliklerin oluşturuğu bir konfederasyonu halinde varlıklarını sürdürmüşlerdi. Kral Aramu Urartu devletini bazı kaynaklarda olduğu gibi Tuşba (Van) değilde ARZAŞKUN denen şehir merkezli kurmuştu. Bu şehrin tam olarak yeri tespit edilememişse de bu şehrin Patnos civarında olduğu sanılmaktadır. Yörede Menua zamanında yoğun imar faaliyetleri görülmüştür. Çok sayıda kale ve saray yapılmıştır. Aznavur Tepe, Girik Tepe, Kızılkaya, Kancıklı, Kubik, Dedeli, Değirmendüzü, Bostankaya kaleleri bunlardandır. Tapınak ve antik ismiyle “ALUDİRİ” sarayları da yapılmıştır.
Patnos ve çevresi tarihinin az rastlanır bir olayı ile yoğun bir biçimde nüfuslanmıştır.
Aludiri (Patnos ) küzeye, güneye, güneybatıya, kuzeydoğuya açılan yollartın en kritik noktasında yer almış olup bugünde aynı özelliğini korumaktadır.
Aznavur Tepe Urartu mimarisinine en önemli eserlerindendir. Tarıma yönelik sulama kanalları bu kalede çokça görülmektedir. Diğer önemli bir sarayda Giriktepe bulunmaktadır.
Urartu Krallığının yıkılmasından sonra bölgeye Medler, Persler, Ermeniler, Romalılar (Artaksiad Beyliği), Selevkidler, Bizanslar, Sasaniler, Emeviler, Abbasiler, Sökmenliler, İlhanlilar, Celayirliler, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safaviler ve Osmanlılar hakim olmuştur. Osmanlı hakimiyetine kadar bölgede durdurak bilmeyen etkinlik mücadeleleri sonucu, savaş yolları üzerinde bulunan ve yüzden de sürekli el değiştiren Patnos’un sözkonusu nedenlerden dolayı gelişmeye fırsat bulamadığını, sürekli küçüldüğünü söyleyebiliriz.
1533’te Erzurum Beylerbeyliğinin Malazgirt Sancağına bağlı iken 1865’ te eyalet, liva , kaza, nahiye, köy sistematiği uygulamaya konuyor. Buna göre Patnos, Erzurum Eyaleti, Bayazıt Livasının 7 kazasından biri durumuna geliyor. 1867’de “Vilayet Nizamnamesi” uygulamaya konulmasıyla Patnos; Erzurum Vilayeti, Bayazıt Sancağı, Antab (Tutak) Kazasının bir nahiyesi olmuştur. Bu dönemde Patnos’ta 250 hane, 1 dükkan, 1 han, 1 cami, 1 medrese, 2 kilise ve biri Hristiyan ikisi İslam olmak üzere 3 Sıbyan Mektebi bulunmaktaydı.
Osmanlı kayıtlarında “Batnus” şeklinde adı geçen Patnos; ilçe olana kadar fazla bir önem kazanmamıştır. 1936’ da Malazgirt İlçesinin Sultanmut (Doğansu), Ahlat İlçesinin Aktepe (Sarısu) ve Erciş İlçesinin Dedeli Bucaklarının birleştirilmesiyle ilçe statüsüne geçmiştir. Günümüzde 92 adet köyü ile yaklaşık 1421 kmª’lik bir idari etki alanına sahip olan ve hızla nufuslanmakta olan bir şehirdir.
ULAŞIM VE TURİZM
Patnos Ağrı- Van , Ağrı-Bitlis, Ağrı-Muş illerini birbirine bağlayan bir dörtyol kavşağında bulunur. E 95 karayolu ile Van’a oradan İran’a bağlanır. İşlek bir kara yoludur. Hemen hemen bütün köyler ile karatolu bağlantısı vardır ancak bu yollar toprak olduğundan çamur ve tozluluk sorunuyla karşı karşıyadır.
Tarihi yerler, sayfiye yerleri, dağcılık , avcılık vb. yerler bakımından Patnos zengin potansiyele sahiptir. Aznavur tepedeki mabed, Kot Tepe’deki Kral Haldi Tapınağı (M.Ö 815-706 yıllarında yapılan mabet 450 m yükseklikte, 1500 mªalanlı tepenin orta kısmının orta kısmının zirvesine kadar 3 surla çevrilmiştir.) ve Giriktepedeki saray tarihi çekiciliklerdir. Süphan Dağı görsel olarak dikkati çeken tabiat güzelliklerindendir. Doğal güzelliği yanında kış sporlarına ve dağcılık sporlarına da uygundur. İran inanışlarına konu olmuş bir dağdır, şöyleki; dağa çıkmak zor olduğundan zirveye üç defa çıkmak bir hac sevabı kadardır. Ayrıca yaylacılık faaliyetleri allosentrik (Alışılan hayatın dışına çıkıp daha çok macera arayan tip turistler) turistler için ilgi çekicidir.
YERLEŞMENİN YAPISAL GELİŞİMİ
Verimli tarım alanlarında kurulmuş olan Patnos’un doku gelişimi Urartu’lar zamanından bu yana Aludiri (Şimdiki Çay Mahallesi) merkezli olmuştur. Bunun kanıtlarından birkaçı burdaki saray ve daha sonraları inşa edilen şimdi harabe halinde olan değirmendir.
Ayrıca buradaki asırlık sulama kanalları yerleşmenin ilk çekirdeğinin burada olduğunu gösteren delillerdendir. Çay Mahellesinin güneydoğu ucunda Patnos Deresi ve Badişan Deresi yataklarında kurulan yerleşme daha sonra Camii Mahellesinin güneyi ve Çay Mahellesinin kuzeyi arasında bir alana kaymıştır.
1955’ te; bugün şehri ikiye bölmüş olan çevre yolu yerleşmenin kuzey sınırını oluşturuyordu. Bu dönemden itibaren yerleşme, özellikle kuzeye, doğuya ve güneye doğru gelişme göstermiş. Şehrin kuzeybatısına askeri birliklerin konuçlanmasından ötürü bu istikamete doğru gelişme durmuştur.1980’den sonra ise daha çok güneybatıya doğru bir gelişme meydana gelmiş. Alparslan Mahallesinin ¾’ ü bu dönemde iskan sahaları haline gelmiştir. Bugün de gelişme güneybatıya doğru yoğun bir gelişme eğilimi göstermiştir. İkinci bir gelişme ise doğuya doğru: E.M.L. ve D.S.İ’ne doğrudur.
Patnos’ta gelişmeyi kuzeybatı ve batıya doğru çevre yolu ve askeri birlikler engellemektedir. 1970’lerden bu yana bu istikamette gelişme görülmemektedir. Bunun yanında şehrin güneye doğru gelişmesine ; doğal bir faktör olan Badişan Deresi izin vermemektedir. Dolayısıyla yerleşme daha çok kuzey, kuzeydoğu ve güneybatı eksenleri boyunca gelişme göstermiştir. Patnos halihazırda 8 mahalleden ibarettir. Bunlar Alparslan, Yeşilçimen, Çay, Cumhuriyet, Sütlüpınar, İnönü, Yenialan ve Camii Mahalleleridir
PATNOS'UN COĞRAFİ KONUMU
Patnos; Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Murat-Van Bölümündeki Ağrı İlinin 8 ilçe merkezinden biridir. Doğal oluk ve yolların düğümlendiği bir noktada bulunan Patnos şehrinin konumu kendisine oldukça stratejik bir konum kazandırmıştır. Bu özelliği tarih boyunca bölgenin egemenleri tarafından hep kullanılmıştır. Yukarı Murat-Van bölümünün önemli çöküntü alanlarından birini oluşturan Patnos Ovası değişik yönlü faylar eşliğinde çökerek oluşmuş sonradanda alüvyonlarla dolmuş her taraftan genç volkanitlerle çevrili bir tersiyer havzasıdır. İlçenin sınırları ise şöyledir: Kuzeyde Ağrı İline bağlı Tutak ve Hamur; doğuda Van’a bağlı Erciş ; güneyde Bitlis’e bağlı Adilcevaz ; batıda Muş’a bağlı Malazgirt bulunur. Kabaca 40° 39' kuzey enlemleri ile 42° 52'doğu boylamları arasında yer alır.
Patnos, Süphan Dağı’nın 25km kuzeyinde Murat Irmağının kollarından Badişan Deresinin suladığı ortalama yüksekliği 1600 m olan ova üzerinde bulunmaktadır.
Bu ilçe sınırları içinde inceleme alanının sınırları ise şöyledir:
Kot Tepe ve Aznavur Tepe’nin güney yamaçlarından Küçük Gresor Tepe’nin Kuzey yamaçlarına çekilen hat kuzey sınırı belirler. Burada güneye Sınırtaşı Mevkiine ordan Değirmen Tepenin batı yamacından geçen hat doğu ve güneydoğu sınırlarını belirler. Kumtepe Mevkii güney sınırını Bekçi Mevkii ve kuzeye Kot Tepe’ye ulaşan sınır incelemenin batı sınırını çizer.
PATNOS'TA BİTKİ ÖRTÜSÜ
Patnos ve çevresi doğal bitki örtüsü bakmından fakirdir. Yörenin doğal bitki örtüsünü tek ve çok yıllık otsu ve odunsu bitkiler olan stepler oluşturur.Bunlar yaprakları küçük sert dikenli ve derimsi yapıda kuraklığa dayanıklı bitkilerdir. Bölgede ormanın alt sınırı 1800 m'dir. Tarihi kayıtlarda bölgenin ormanlarla kaplı olduğuna dair işaretler vardır. Bölgenin bugün ormanlardan mahrum olmasının nedenlerinden biri kuşkusuz asırlardan beri süregelen tahribattır .
Bölgedeki stepleri ikiye ayırabiliriz: Yastık ve küme şekilli türler (Kenger, kernkosi, sitilme, geven, kerengzer ) ve gramineler (Şalvadır , havşan, pupi ,kurix ). Özellikle kengerlerden çok faydalanılır; ilkbaharda daha yer altındayken çıkarıldığında taze yenildiği gibi kızartılarak da yemeği yapılmaktadır daha sonra gelişme zamanında otsu haldeyken turşusu yapılır. Daha büyüdüğü zaman sapları soyularak yenilir tohum tutunca da tohumları çekirdek gibi yenilmektedir. Ayrıca biçilerek hayvanlar için saman yapılmaktadır.
PATNOS'TA İKLİM
İklimlimin ana çizgilerini uzun kışlar ve kısa yazlar ile karakterize edilen karasal iklim şartları belirler.
Patnos’ta yıllık sıcaklık (1977-1990 rasat devresinde ) 7.0°C kadardır. Yılın en soğuk ayı olan Ocak ayının sıcaklığı -8.8°C'dir. Mart ayından itibaren sıcaklıklar hızlı bir şekilde yükselerek en yüksek değerlere Temmuz, Ağustos aylarında erişir . Patnos’ta Temmuz ayı ortalama sıcaklığı 21.5°C, Ağustos ayının ise 20.5°C'dir. Temmuz ayı sıcaklıkları incelendiğinde, yöredeki istasyonlar arasında önemli farkların olmadığı görülür. Örneğin Ağrı’da 21.0°C, Malazgirt’te 22.2°C, Erciş’te 21.8 °C dir. Ağustos ayından sonra sıcaklıklar ani bir şekilde azalır. Sıcaklığın 20°C'nin üstünde olduğu ay sayısı iki olup Temmuz ve Ağustos’tur. Yıllık sıcaklık amlütüdü 30.3 lük bir değerle şiddetli karasallığa işaret etmektedir.
Patnos’ta donlu günlerin diğer bir ifadeyle sıcaklığın 0°C ve 0°C nin altında olduğu gün sayısı 147 .8 dir. Yaklaşık olarak Ekim ayı ortalarından başlayıp Nisan ayı sonlarına kadar devam eden 6.5 ay gibi uzun bir süre kapsayan don olayının görüldüğü devre ziraat hayatı bakımından bilhassa bitkilerin yetişme devreleri açısından son derece etkileyici ve belirleyici bir husustur. Donlu günlerin mevsimlere dağılışı incelendiğinde ; en yüksek payın %57.4 ile kışa ait olduğu, %25.1 ile ilkbaharın ikinci sırada geldiği görülür. Sadece Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında don görülmemektedir.
33 Yıllık ortalamalara göre Patnos yıllık yağış miktarı 428.8 mm'dir.Yağışlar daha çok Nisan ve Mayıs aylarında görülmektedir. Bununla birlikte Nisan ayı payının daha fazla olduğu dikkati çeker. Nitekim ilkbahar toplam yağışlar içerisinde %39 luk bir oranla başta gelirken Kış ve Sonbahar mevsimleri birbirlerine yakın değerlerle ikinci ve üçüncü sırayı alır . (Kış %26.4 , Sonbahar %24.2) Yaz yağış bakımından en az paya sahip olup (%9.5 ) bu özelliğiyle yağış azamisi Yaz’a tekabül eden Kuzeydoğu Anadolu’dan önemli bir farklılık gösterir. Yılın ortalama 75.6 günü yağışlı geçmekte bununda %34.5 i yani 26.1 günü kar yağışları şeklinde düşmektedir. Patnos’ta en yüksek kar örtüsü 135 cm ile Mart ayında tespit edilmiştir.
Patnos'ta doğu sektörlü rüzgarlar (NE,E,SE) daha sıklıkta esmekte buna yakın değerle W ve S sektörlü rüzgarlar izlemektedir. Yıl içerisinde rüzgarın en fazla estiği yön %25'lik bir oranla E olup bunu %14.5 ve %13.6'lık oranlarla SW ve W yönleri izlemektedir.
PATNOS'TA EKONOMİK COĞRAFYA
Patnos'ta işsizlik ilçenin en büyük sorunlardandır. İşsizlik nedeniyle halkın büyük bir kısmı batıdaki büyük şehirlerde çalşmaktadır. Halk ailesini Patnos'ta bırakıp 6 - 7 ay büyük şehirlerde çalışır.
TARIM:
Tarım faaliyetleri, nüfusun fazla oluşu, sert karasal iklimin etkisiyle kısa süren yazlar ve ortalama yıllık yağışların düşüklüğü gibi sebeblerden dolayı fazla gelişememiştir. Tarım genelde aile işletmeciliği şeklindedir. Arazilerde mülkiyet durumu şöyledir; Araziler genelde ağaların elinde toplanmıştır. Ağaların bu durumuna karşılık toprağı olmayan halkta vardır.
İnceleme alanında tarım alanı yok denecek kadar azdır. Etüd sahasında tarım faaliyetleri ile uğraşan halk ve arazi sahipleri oturmaktadır. Ayrıca tarım ürünleri şehir merkezinde tüketilmektedir.
Tarım alanlarında genel olarak kuru tarım yapılmaktadır. Bu alanlara ya D.S.İ nin sulama kanallarıyla yada vatandaşın kendi olanaklarıyla yaptığı ark ve kanaletlerle sınırlıda olsa su getirme olanağı bulunmaktadır.
HAYVANCILIK:
Hayvancılık ilçenin en önemli geçim kaynağıdır. Yörenin işsizlik ve göç gibi ekonomik ve sosyal sorunları ortadan kaldırabilecek potansiyele sahiptir. Yıllarca hayvancılıkla uğraşan yöre insanı edindiği tecrübe veya kültür birikimi ile elverişli şartlarda hayvancılığın geliştirilmesi mümkündür. Bu durumda halkın refah seviyesi yükseltilerek fakirlik ve işsizlik önlenebilir. Hayvancılık faaliyetlerinin geliştirilmesi halinde üretken hale gelen insanlar toprağına bağlı kalarak göç olayıda ortadan kaldırılır.
Geçim tipi hayvancılık yapılmaktadır. 1995 verilerine göre merkezde 4000 sığır, 9500 koyun, 500 keçi, 50 manda ve 28000 kümes hayvanı bulunmaktadır. Doğal ortama en uygun küçükbaş hayvan kızıl karaman koyunudur.
Akarsularda tatlı su balıkçılığı, evlerde tavşancılık ve cüzi miktarda arıcılık yapılmaktadır. Tüm ilçede 70 kovan bulunmaktadır. Yılda 2100 kg verim alınmaktadır.
Hayvanlardan alınan verim düşüktür. Çünkü ilkel bir hayvancılık faaliyeti uygulanmaktadır. Ortalama olarak yerli bir inekten günde 3-5 kg süt alınır. Ama iyi cins bir inekten günde 25-30 kg süt alınabilmektedir. Et farkıda böyledir. Geçim amacıyla beslenen hayvanlarda (ortalama olarak bir koyunda ) 50 kg et alınırsa ticari amaçlı bir hayvanda 60-65 kg et alınır. Hayvancılık faaliyetlerinde başlıca aşılama, beslenme, ağılların temizliği, düzeni, havalandırması, ışıklandırılması gibi durumlara önem verilmemektedir. Bu ilkellik hayvan sağlığı için tehlike oluşturduğu gibi insan sağlığı için de tehlike arzetmektedir. Brusela, şap (halk dilinde tabak) ilkbaharda zehirlenmeler vuku bulan hastalıklardandır.
Genel Nüfus Sayımı(2000) sonuçları itibariyle ilçe merkezi ve köylerinin nüfusu 136.594'tür.Buna göre 1421 kmª olan yüz ölçümü itibariyle kmª'ye 84 kişi düşmektedir.
İlçenin toplam nüfusu içerisinde yaklaşık 64880 kişisi erkek, 55536 kişisi de kadındır bunun 65360 kadarı ilçe merkezinde, 55056‘i de köylerde yaşamaktadır. 1997 yılı sonuçlarına göre nüfusun %53 kadarı şehirde, %47’si kırsal alanda yaşamaktadır. Nüfusun sayım dönem-lerine bağlı olarak gösterdiği özellikler; 1960-70 arasında yüksek evlenme, doğum artışları ve kırsal alanlardan göçler nüfusu iki katına çıkarmıştır. Ayrıca 1990-94 yılları arasında devam eden artış, Malazgirt ve çevredeki ilçelerdeki terör ve terörle ortaya çıkan askeri baskıların doğurduğu göçlere bağlıdır. Bunun yanında ilçeye atanan asker ve polisler de nüfusun artmasına neden olmuştur. Askeri nüfus toplam nüfus içerisinde önemli yer tutar. Askeri nüfusun faal nüfus içerisindeki payı 1985‘te %31.4, 1990’da %17.0 , 1995‘te ise %31.8‘dir. 1997 sonuçlarında dikkati çeken bir nokta da şudur ; köy nüfusunun artışı yavaşlamış kent nüfusunun artışı da fazla oranda geçekleşmiştir. Köylerdeki nufus artışını doğurganlığa bağlayabiliriz. Şöyle ki; aşiretinin fazla olmasını isteyenler çok çocuk yapmak istiyorlar. Halkın inanışına göre nüfus çocukluk döneminde tüketici durumdayken ilerde üretici durumuna mutlaka geçecektir. Tabi bunun istihdamla desteklenmesi durumunda bu bölgedeki nüfus potansiyel bir güç kazanacaktır.
NÜFUSUN ÖZELLİKLERİ
Nüfus piramidi incelendiğinde şunlar görülür: 0-14 yaş arsını ifade eden çocuk nüfusun merkezdeki nüfusa oranı % 48.5 ; 15-64 yaş arasını ifade eden faal nüfusun oranı % 51.3 ve 65 yaş üstünü ifade eden ihtiyar tüketici nüfusun oranı %2.58 dir. Merkezde erkek nüfusu kadın nüfusundan fazladır.( 37.539 E - 27.804 K )
Kırsal kesimde ise kadın nüfusu , erkek nüfusundan fazladır.( 27.715 K. , 27.341 E. ) Bunun sebepleri ise erkeklerin çalışmak için şehirlere göç etmesi , kan davalarında ve iş kazalarında erken ölmeleridir.Ayrıca okumak için şehre giden erkeklerin fazlalığı kadın nüfusunun kırsal kesimde fazla olmasına sebeb olmuştur.
EĞİTİM DURUMU
Eğitim verilerine göre (1997) %48.4’ü okuryazardır. Ayrıca %2.84’ü okula gitmeden kendi çabasıyla okuma - yazma öğrenmiştir. %20.53’ü ilkokul, % 7.2’i orta - lise, % 0.34 ‘ü meslek yüksek okulu ve üniversite mezunudur. Kadın - erkek nüfusu birbirine eşitken; erkek öğrenciler kız öğrencilerinden % 70 fazladır.
SOSYAL DURUM
Sosyal oluşum olarak Patnos toplumu; yerli halk, dışardandan gelenler ve devlet görevlileri olmak üzere üç gruptan oluşmaktadır. Yerli halk aşiret sistemine dayanan bir yapı ile şekillenmiştir. Yöre halkının sosyal hayatını etkileyen ve ortaçağdan kalma bu feodal sistem modern olsun ilkel olsun halkı sömürmektedir. Ağa otoriter güçtür. Aşiretçilik beraberinde kan davalarını gündeme getirmektedir. Aşiretçiliğin Doğu Anadolu’da en yaygın olduğu yer Patnos’tur. Sipkan, Hayderan, Asi, Memani, Merhuri, Torın, Akubi, Helki, Şeyh, Kérdizi, Atmaneki, Tırtopi ve Celali bazı aşiretlerdendir.
Erkeklerin kıyafeti genellikle moderndir . Bunun yanında şapkalı, şalvarlı, sarıklı erkeklere de rastlanır. Kadınlar entari, dére, fistan denen uzun elbiseler giyerler. Giyimde televizyon ve batıdan gelen memurların etkisi görülür.
Yörede ham maddesi hayvan ürünlerine ve cinslerine dayanan yöre ye özgü yemekler yapılır. Yöresel isimleriyle Keledoş, Haşil, Halise vb. yemeklerdir.
Evlenmeler genelde görücü üsülüne dayanır. Ailelerin tanışıp anlaşma esasına dayanır. Başlık parası verilir. Düğünler, nişan şirnayi (şebet ) düğün (siyarkırın) diye üç evrede yapılır. Düğünlerde mertliği, yiğitliği yansıtan; ayrıca coğrafi yapıya uymuş (sertlik, yüreklilik) oyunlar oynanır. Koçeri bunlardandır.
Futbol, atletizim, at yarışları revaçta sporlardır. İhiyarlar arasında satranç yaygındır.
YERLEŞME VE MESKENLER
Yerleşme şeması büyük ölçüde Karasu Deresi’nin hemen batısında ki merkez etrafında her tarafa büyüme şeklinde elde edilmiştir. Yerleşmenin kuzeybatısındaki askeri alan ve güneydeki Badişan Deresi yerleşme için eşik alanlardır. Şehrin en önemli caddesi Ağrı-Van caddesidir. Bu caddenin kuzeyinden geçen yol önemli ulaşım bağlantılarından biridir. Yerleşim alanı yaklaşık 999,83 ha büyüklüğündedir. Şehir içi arazi kullanımını kısaca şöyle ifade edebiliriz.
a) Konut Alanları:
Yerleşme alanı içinde 788.10 ha alan kaplamaktadır. (%78.82 ) Nerdeyse tamamı bir katlı evlerden oluşmaktadır . Kamu kuruluşlarına bağlı lojmanlar çoğunlukla 4-5 katlı olarak diğer konutlarla yanyanadır.
b) Ticari Alanlar:
Ticaret Ağrı - Van caddesi , 14 Nisan caddesi ve Malazgirt caddelerinde yapılmaktadır. Kapladığı alan 20.09 ha (%2.1 ) dır.
c) Resmi ve İdari Alanları:
Kapladığı alan; 11.61ha (%1.6 )dır.
d) Askeri Alanlar:
Kapladığı alan;3.75 ha (%0.38) dır
e) Yeşil Alanları:
Patnos’ta düzenli bir yeşil alan yoktur. Yerleşmede özellikle dere boylarında ağaçlık alana rastlanmaktadır.Bu alanların miktarı 4.60 ha dır.0.30 ha‘lık bir alan mezarlıktır. Yerleşme alanından geçen akarsular 6.10ha alan kaplar.
f) Yollar:
Yollar 61.03 ha alan kaplar. Kişi başına 12.21 mª yol alanı düşmektedir. Yolların toplam uzunluğu 100km civarındadır.
g) Tarım Alanları:
Toplam olarak 1388.75 ha alan kaplamaktadır. Bu alanlar yerleşmeyi çevreleyen mekanlardır.Yerleşme alanı içinde de tarım yapılmaktadır.
MESKEN ŞEKİLLERİ: Meskenler yapımında kullanılan malzeme bakımından ikiye ayrılır ;
a -Kerpiç evler
b -Biriketlerin kullanıldığı betonarme evler
Konutlar genellikle ev ve eklentileri şeklindedir. Eklentiler ; tandır ocağı , kom, ahır, ağıl, kiler, tezeklik, vb. bölümlerdir. Tuvalet - banyo ilkel ev tipinde evin dışında iken; modern ev tipinde içerdedir. Karatakım ev tipi yok denecek kadar azdır.
DİĞER SOSYO-EKONOMİK FAALİYETLER:
Patnos’ta ziraat ve hayvansal ham maddelere dayalı hiçbir modern sanayi tesisi ve faaliyeti yoktur. Değirmencilik, oto tamirciliği, demircilik, keçe yapımı gibi atolye sanayisi mevcuttur.
Ticari amaçlı hayvanların iyi beslenmesi ve bol ürün elde etmek için yaylacılık faaliyetleri yapılmaktadır.
Halıcılık faaliyetleri de yoğun olarak yapılmaktadır. Halk Eğitimi bünyesinde açılan kurslarla desteklenmektedir.
Kültürel faaliyetler çok dar kapsamlı yürütülmektedir. Genelde Halk Eğitim Merkezi ve Halk kütüphanesi kültürel faaliyetlere katkıda bulunur. At yarışları, satranç, folklor ve halk müziği yarışmalarının yanında şiir, öykü yarışmaları da yapılmaktadır. Futbol spor faaliyetlerinin başında gelir. Atletizme de ilgi büyüktür. Patnos’ta bir açık türübünlü stadyum bulunmaktadır. Kışın kayak sporu da yapılmaktadır.
Son zamanlarda gençlerin internet ve bilgisayara ilgisi artmaktadır. İlçede 3 adet internet cafe faaliyet göstermektedir.
İlçede iki yerel radyo istasyonu ile bir televizyon istasyonu mevcuttur.Ayrıca Patnos Postası adlı bir gazete mevcuttur.
Bu bölümdeki bilgiler Sayın Barış Korkut Çiftçi'nin
"Patnos Merkez İlçe Monoğrafyası" adlı tez çalışmasından alınmıştır. Kendisine yardımlarından dolayı teşekkür ederiz.