Emir Pansiyon 
  Giriş or Kayıt OlAna SayfaForumlarFoto GaleriFirmalar RehberiÜcretsiz Üye OlunHesabınız  
Patnos ilçesi web portalı: Forums

Patnos.org :: Başlığı Görüntüle - NEEREDEN TUTMALI ŞİMDİ
Hesap AçAramaPano KılavuzuÜye ListesiGruplarOturum Aç
Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
NEEREDEN TUTMALI ŞİMDİ
Yazar Mesaj
Alıntıyla Cevap Gönder
Mesaj Tarih: Pzr Nis 26, 2009 6:35 pm

Gitti, gidiyor çocuklarımız bir bir... Savaşın coğrafyasında önce çocuklar kaybediyor. Tıpkı Filistin'de, Irak'ta olduğu gibi. Bu coğrafyadaki savaşın ilk kaybedeni Hakkari'deki, Diyarbakır'daki, Mardin'deki, Batman'daki... çocuklar oluyor.

Bu ülkede kendilerinin olduğu söylenen bayramlarda bile çocuklar öldürülüyor. Bayram yalan oluyor.

Belleklerimiz meydan işkencesinden geçirilen çocuklarımızın öyküleriyle kararıyor. Hakkari'den belleğimize uzanan son görüntüler büyüklerin masumiyetini nicedir yitirdiklerini tekrar hatırlatıyor. Çocukları öldürülen ve çocuklarının öldürülmesini seyreden bu ülkenin yiten masumiyetinde nicedir vicdansızlık boyveriyor.

Haber geliyor; Gaz bombasından kaçarken Katramas deresine düşen 14 yaşındaki Abdulsamet Erip yaşamını yitirdi!

Abdulsamet'in arkadaşları olay anını korkulu gözlerle anlatıyor; 'Top oynuyorduk... Sonra gaz bombası attılar bize... Kaçtık... Abdulsamet kaçarken dereye düştü!... Korkudan kimse ona yardım edemedi...'

Bu kadardı işte onun hayatını anlatan cümleler. Bu kadardı! Çocuktu oynuyordu her çocuk gibi, orada sadece oynuyordu her çocuk gibi! Sonra bitiyordu hayatı, ömrü kadar kısa, sade cümlelerle anlatılıyordu biten hayatı.

Oynamasa ne farkederdi! Sokakta öylesine dursaydı ya da akranları gibi eline taş alıp atsaydı ne fark ederdi? Tüm bunlar onun çocuk olduğu gerçeğini değiştirir miydi? Tüm bunlar onun yaşamını elinden almanın 'yürek rahatlatan, vicdan kandıran' gerekçesi olabilir miydi?

O gazdan korkuyla kaçarken ölümün kucağına, 12 yaşındaki Seyfi ise boyunca bir dipçiğin altında ölesiye eziliyordu. Seyfi 'koca koca bir adamın' intikamcı öfkesinin altında kan içinde kalıyordu. O öfkeli 'adam' dipçiğiyle kafasına vurdukça içi rahatlıyor, onun rahatlayan içine sızan Seyfi'nin kanı ile tüm 'büyükler' kirleniyor.

İçinde kir taşıyan o adam yerde boylu boyunca uzanan Seyfi'nin bedenini bırakıp öylesine gidiyor. Rahat, yavaş ve huzurlu... Tüm huzursuzluğumuza karşılık kendi huzurunu satın almış olmanın getirdiği zafer yansıyor adımlarına. 12'lik Seyfi'nin hayatına uzattığı hınçla bu ülkeyi kirleten bu adam, bu ülkenin çoktandır ölen vicdanını hatırlatıyor, Bu hatırlatmanın bedeli ağır, çok ağır oluyor. 12'lik ömrüne 13 kurşun sığdıran Uğur'un hayatı, boyu kadar dipçiğin altında ezilen 12'lik Seyfi'ye değiyor. O koca koca 'adamlara' göre her ikiside 12'sinde 'Terörist' olmayı biliyor ve her ikisine de suçlarının günahı 'hayatları' ile ödetilmek isteniyor.

O adamlar çocukları ölen bir ülkenin kendisinin de ölme vaktinin geldiğini sanki müjdeliyor. Bölge'nin savaşı çocukların bedenlerine taşınıyor...

Savaşını çocukların bedenine taşıyan bir ülkede 'ilk taşı' atan çocuklar öldürüldüğü için kalanlar günahkar oluyor.

Daha geçen yılın Newroz'unda kolu bükülen Hakkarili Cüneyt'in acı bakışları hafızalarımızda tüm canlılığı ile duruyor...Bu vicdan yutucular, 'İlk taşı' atacak kadar günahsız küçük Cüneyt'in kolunu kırarak bu ülkenin kolunu, kanadını kırmak istiyor.

Farkında mısınız, aynı vicdan düşmanları yüzünden yıllardır öldürülmüş çocuk bedenleri üzerinde bu ülke yaşamaya mahkum ediliyor.

2006'nın 12 Eylül'ünde Diyarbakır Koşuyolu parkında parçalanmış 7 çocuk bedeni, aynı yılın 26 Mart'ında Diyarbakır sokaklarında tek tek vurulan çocuk hayatları bu mahkumiyeti nicedir perçinliyor. Bu ülkenin başındaki zatın 'kadında olsa çocukta olsa...' dediği günden bu yana ne çok çocuğumuzun ömrü hayatlarımıza günah olarak yazılıyor?

Farkındamısınız, bu ülke yüreğinin doğusundan gelen çocukların bir kısmını, hapishane'ye, bir kısmını, hastaneye, diğer kısmını mezara gönderiyor. 90'lı yıllarda kaderlerine göç düşen bu çocuklar, şimdi hapishane, hastane, mezarlıklar arasında çizilmiş bir kadere mahkum yaşıyor.

Ülkenizin geleceğine yaptıklarınızın ölçüsü çocuklarınıza yaptıklarınızdır oysa. O halde bilen var mı, çocuklarına hapishane, hastane, mezarlıklar gösteren bu ülkenin başbakanı, bakanları, valileri neden hala görevde duruyor?

Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Tarih: 30.09.2008



Mesajları göster:
Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
  


Ana Sayfa | İletişim | | Patnos Forumları | Patnos Fotoğrafları | Firmalar Rehberi | Sitemap |
Google Pagerank Checker