Boyacı çocuk
ASlında hepimiz tanırız onları.Genelde her sabah işyerimizi açtığımızda yada çarşıya ilk adım attığımızda ilk onunla karşılaşırız "abi parlamassa para verme".Kimimiz acır boyatır ayakkabısını kimimiz ailesine sitem eder bu çocuğun okulda olması lazım değil mi diye kimimizde bağırır çocuğa "abi parlamassa para verme" dediği için.Ama hepimizde tanırız onu.sadece tanırız belki çoğuda acımaz onlara.Her ayakkabı boyattığımda sorarım baban ne iş yapar diye hepsinden aynı cevap gelir.Abi inşaatta çalışıyor yada babam öldü derler.Hepside ya okul harçlığı kazanmak için boyacı olmuştur yada evin masraflarını az da olsa karşılamak için seçmiştir boyacı olmayı.Onlar daha çocukken almışlar bu ağır yükü.ailesini geçindirme yükünü.Ama yinede okumayı da bırakmıyorlar.Aslında ellerinden gelse sonuna kadar okurlar.Ama okuyamıyorlar çünkü boyacılıktan kazandıkları ne okul masrafını karşılıyor ne de ailesinin ihtiyaçlarını.Akşama kadar kazandıkları üç beş kuruşla anca elişi dersi için alacakları bir renkli kağıda yetmiyordur.Aslında onları tek yükü çalışmak değildir.Okula gidince "ellerin neden boyalı" sorusuda ağır bir yüktür.
Şimdi içinizden bu adam ne saçmaladı dersiniz.Ne zamandır bilgisayarım bu şekil bir kaç yazı vardı.Kimseye okutma cesaretim yoktu.öylece kalmıştı bilgisayarın bir köşesinde.Bugün sizinle paylaşmak istedim.Beyenirseniz bunlar gibi bir kaç yazım daha var onlarıda paylaşırım burda.Ama malesef yazdıklarımız sadece yazıda kalıyor belki çoğumuz okumuyordur bile bunları.okumaklada kalmaması gerekir aslında.birşeyler yapmak gerek ortada ciddi bir sorun var bu çocukların boyacılık arabayla yük taşıma yerine okutmak lazım.Bu çocukları okutmassak büyüdüklerinde belkide içimizden birine zarar verecektir.Eğer okutursakta memleketimize faydalı birayler olacağından eminim.Tabi bunlar benim düşüncelerim sizler ne dersiniz bilemem.


