Ben burada Abdulhalik Taşkın'ı eleştirirken bazı arkadaşlar 'efendim park yaptı', 'efendim kaynak yarattı' vs. diye bana karşılık verdiler... Şimdi vereceğim örnek galiba meramımı anlatmam açısından yararlı olacak... Abdulhalik Bey'in, yani Patnos Belediye Başkanı Abdulhalik Taşkın'ın Kurban Bayramı dolayısıyla Patnoslulara yönelik kutlama mesajı... Bu mesaj, Patnos Belediyesi'nin resmi web sayfasında halen durmaktadır... Öncelikle mesajı olduğu gibi verelim:
"Sayın Başkanımızın Bayram Kutlama Mesajı :
Bayramlarımız, dostluk, kardeşlik, sevgi ve hoşgörü ortamının pekiştirildiği ve canlandırıldığı, dargınlıkların ortadan kaldırıldığı özel günlerimizdir.
Yüce Türk milletinin köklü adet ve geleneklerini, manevi değerlerini her zamankinden daha fazla sahiplendiği ve yaşattığı kenetlenme zamanlarıdır.
Bu sene Kurban Bayramını yeni umutların yeşerdiği yeni bir yılın heyecanı ile birlikte idrak ediyoruz.
Başta ilçe halkımız olmak üzere gurbette yaşayan Patnosluların ve Yüce Türk Milletinin Kurban Bayramını kutlar, sağlık, huzur, mutluluk ve başarı getirmesini, hayırlara vesile olmasını Yüce Allah'tan temenni ediyorum.
Abdulhalik Taşkın
Patnos Belediye Başkan"
Biz bu mesajın neresindeyiz?
Şimdi değerli arkadaşlar, bu dört cümlelik mesajı birlikte çözmeye çalışalım...
İlk cümle: "Bayramlarımız, dostluk, kardeşlik, sevgi ve hoşgörü ortamının pekiştirildiği ve canlandırıldığı, dargınlıkların ortadan kaldırıldığı özel günlerimizdir."
Tamamen doğrudur, hatta eksiktir... Bu cümleye katılmamak mümkün değil, dolayısıyla geçelim...
İkinci cümle: "Yüce Türk milletinin köklü adet ve geleneklerini, manevi değerlerini her zamankinden daha fazla sahiplendiği ve yaşattığı kenetlenme zamanlarıdır."
Bu cümle sorunludur hem de çok boyutlu sorunlar yumağındadır... Bu cümleden dolayı Abdulhalik Bey'e şöyle bir karşılık verebilirdim : "Tu kurê Şêx Qutbeddin ê Taşxûna yî, ji tera çi... Ne tu ne jî bavê te Tirkin... Tu şerm nakî ji qevmê xwe û ji bav kalê xwe şerm dikî...hwd..."
Ancak böyle demiyeceğim; çünkü onun nasıl formatlandığını ve gerçekten bu söylediklerine artık kendisinin de inandığını biliyorum... Ne onun bu dondurulmuş yapılanması ne de benim bunu bilmem yeni değildir... Abdulhalik Bey, gerçekten kendisini resmi söyleme inandırmış ve öyle yaşayan biridir... Belki yüksek öğrenim döneminde bu yana savrulması dini duyguları yüzündendi ama o tarihten beri meydana gelen gelişmelere kayıtsız kaldı... Devam edelim...
'Türk milleti' yüce bir millettir yargısı hem bilimsellikten hem insani normlardan hem de bütün dinlerin genel kabulünden uzaktır... Türk milleti de diğer bütün milletler gibi yanlışları ve doğrularıyla bir bütündür... Çok kiymetlileri olduğu gibi çok rezilleri de vardır... Yani bu tanımlama ırkçı bir tanımlamadır. Türk milletinin iki bin yılın içinde değişinen adetleri, dinleri, mezhepleri ve yönetim şekilleriyle egemenlik anlayışını da az çok biliyorum...
'Yüce Türk milleti' tanımlamasını yüksek perdenen haykıran bir Türk değilse, bunu nasıl izah edeceğiz... Ezilenlerin psikolojisi, katiline aşık olma ruh hali ve/veya sömürgeciliğin zaferi parametreleri çerçevesinde değerlendirmemiz mümkün... Ben bunlardan sadece biriyle değil, üçünün toplamından ibaret olduğunu düşünüyorum... Abdulhalik Be, Türk sömürgeciliğinin yarattığı 'Kürt' tipolojisi için şahane bir örnektir...
Üçüncü cümle: "Bu sene Kurban Bayramını yeni umutların yeşerdiği yeni bir yılın heyecanı ile birlikte idrak ediyoruz."
Doğrudur ama gerekçelerimiz farklıdır...
Son cümle: "Başta ilçe halkımız olmak üzere gurbette yaşayan Patnosluların ve Yüce Türk Milletinin Kurban Bayramını kutlar, sağlık, huzur, mutluluk ve başarı getirmesini, hayırlara vesile olmasını Yüce Allah'tan temenni ediyorum."
Teşekkür ederiz, ben de sizin bayramınızı kutlar, temennilerinize şartlı olarak katılırım... Farkındaysanız Abdulhalik Bey'i sadece Patnoslular(seçmenleri olması hasebiyle) ve 'Yüce Türk Milleti' dışında kimse ilgilendirmiyor... Kurban Bayramı sadece Patnosluların ve 'Yüce Türk Milleti'nin değildir... Bu, Müslüman Kürtlerin de mensubu olduğu bütün İslam alemini ilgilendiren bir bayramdır... Peki Abdulhalik Bey bunu bilmiyor mu? Güldürmeyin beni, tabi ki biliyor... Ama o yeminlidir, resmi idelojinin ve ona yüklenen müfredatın dışına asla çıkamaz...


