Emir Pansiyon 
  Giriş or Kayıt OlAna SayfaForumlarFoto GaleriFirmalar RehberiÜcretsiz Üye OlunHesabınız  
Patnos ilçesi web portalı: Forums

Patnos.org :: Başlığı Görüntüle - Heşt TV, Kürtlere cennet mi vaat ediyor
Hesap AçAramaPano KılavuzuÜye ListesiGruplarOturum Aç
Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 2 sayfa)
Sayfa: 1, 2  Sonraki »
Heşt TV, Kürtlere cennet mi vaat ediyor
Yazar Mesaj
Alıntıyla Cevap Gönder
Mesaj Tarih: Çar Arl 17, 2008 6:51 pm

Taraf - Istanbul - 17.12.2008


FEHİM IŞIK* / Eğer Kürtçe bir kanalda Kürt dili, edebiyatı, tarihi, müziği ve kültürü ile ilgili özel programlar, belgeseller yoksa, Kürtler kendilerini ilgilendiren özgün konularla ilgili bilgilendirilmeyecekse, olgular Kürt yaşamı göz ardı edilerek değerlendirilecekse TRT’nin diğer kanalının akıbetine uğrayacak ve bir müddet sonra sessiz sedasız yitecektir.


Eğer yayın programında bir değişiklik olmazsa TRT, 1 Ocak’ta Kürtçe yayına başlıyor. Birkaç aydır teknik hazırlıklara başlanmış. Daha çok da TRT’nin farklı kanallarında yayınlanan film ve belgesellerin Kürtçe çevirileri ve dublajları yapılıyor.

Yeni kanalın adı Heşt TV olarak açıklandı. İlgililer TV adını ‘heşt’ sözcüğünün Kürtçedeki karşılığı olan ‘sekiz’ rakamı ile adlandırmanın yanı sıra, Kürtçede ‘bihûşt’ olarak söylenen ‘cennet’ kavramı ile de tanımlıyor. Heşt TV Kürtlere cennet olarak sunulurken, bu cennetin çözüm yolunu açacağı ve kardeşliği güçlendireceği iddia ediliyor.

HEŞT TV’NİN MİSYONU NE

TRT’nin Kürtçe yayına başlama kararı, farklı tepkiler de aldı. Parlamentoda temsil edilen partilerden AKP’nin, özellikle Kürt milletvekilleri bu girişimi bir devrim olarak nitelediler. Bir kısım CHP ve MHP’li politikacı ise devletin dibine konulan dinamit olarak tanımladılar. Kürtler arasında da, farklı bakış açıları var. DTP’lilerin bir kısmı, geç kalınmış bir adım olarak tanımlamakla beraber, ‘ama’, deyip atılan adımın samimi olması gerektiğine dönük ihtiyatlı bir yaklaşım sergiliyorlar. Roj TV’den yapılan yayınlarda Heşt TV’nin ‘Kürt Özgürlük Hareketini bitirmeyi amaçlayan’ bir girişim olduğu ifade ediliyor. Hatta bu girişime destek veren, çalışmalara katılan Kürt aydınları ve yazarları eleştirilip bir kısmına hain yaftası bile vurulabiliyor. İstanbul Kürt Enstitüsü de TRT’nin Kürtçe yayına başlama girişimini samimi bulmayanlardan. HAK-PAR, KADEP, KÜRT-KAV gibi kurumlar da, atılan adıma sıcak bakmakla birlikte bazı DTP’liler gibi ihtiyatı elden bırakmayanlar gurubunda. Daha çok ‘Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer,’ misali, ‘bekle gör’ politikası güdüyorlar. Elbet AKP’li olmamakla birlikte girişimi, AKP demokratlığının başarılı bir sonucu olarak görüp tarihi adım olarak niteleyen, ya da farklı bir bakış açısıyla yerel seçimlere dönük siyasi bir yatırım gibi değerlendirenler de var.

Hiç kuşku yok, atılan adım önemlidir. Devletin Kürtçe yayıncılığa soyunmasını önemsememek mümkün değil. Üstelik bu adım, psikolojik sınırları zorlayarak sorunun çözümünde özel bir rol da oynayabilir. Bu açıdan Heşt TV’nin Kürt sorununun çözümüne hizmet amacıyla gündemleştirildiği, söylenebilir. Buna bağlı olarak sorunun günümüzdeki boyutuna, Heşt TV’nin bu sorunun çözümüne ne derece hizmet edebileceğine kısaca da olsa değinmekte yarar var.

Son söylenecek sözü başta demenin, her zaman olmasa bile bazen yararı var. Kürt hareketinin silahla buluşması da d‚hil, yaşananların neredeyse tümü Kürt sorununun nedenleri değil sonuçlarıdır. Bu sonuca yol açan etken de devletin kuruluşundan bu yana sürdürülen ret, ink‚r ve asimilasyon politikasıdır. Bu politikadan vazgeçildiği iddia ediliyor. Oysa Kürtlerin önemli bir bölümünün, özellikle de DTP’nin ‘tek devlet-tek bayrak’ politikasında uzlaşma belirtileri vermelerine rağmen ‘tek millet’ politikasının ısrarla sürdürülmesi; vazgeçilmiş gibi görünen ‘tek dil’ bakışının ‘tek millet’ kavramının içine sıkıştırılması; Kürtçenin yerel bir dil olarak görülmesi ve halen yasal bir statüye kavuşturulmaması; tarihi politikalardan vazgeçilmediğinin ibareleri olarak değerlendiriliyor. Üstelik bu değerlendirme pek yanlış da değil.

KÜRTLERİN ADI YOK

Gelin şu ilginçliği birlikte yorumlayalım. Devlet Kürtçe yayına başlıyor, ama Kürtlerin adı resmen yok, dili resmen yok, kimliği resmen yok. Hiçbir yasada Kürt kimliğini ve Kürt dilini güvenceye alan bir ibareye rastlamak mümkün değil. Bu ibarelere rastlanmadığı sürece de, Kürtlerin, devletin attığı adımları samimi görmesinin koşulları da oluşmaz. Süreci ama’larla, şüphelerle değerlendirmenin bir nedeni de bu değil mi, sizce?

Sorun, psikolojik bir sınıra dayanmış durumda. Sorunu kontrol eden kim olursa olsun, çözümü için barışçıl ve demokratik koşullar mutlaka bulunmalı. Sorunun üstünün örtülmesi artık mümkün değil. TRT’nin Kürtçe yayına başlaması, Kürtçe eğitim ve öğretimin önünün açılması ve üniversitelerde Kürdoloji bölümlerinin kurulmasına dönük yürütülen tartışmaların hiç birini Kürt sorununun çözümünden bağımsız girişimler/tartışmalar olarak ele alamayız. Ancak tüm bunları da etkileyen en önemli olgu, hiç kuşkusuz zihniyettir.

Zihniyeti bir örnekle ele alalım. Geçenlerde televizyonlarda iki haber tüm bültenlerde vardı. Biri DTP milletvekillerinin Kurban Bayramını Kürtçe kutlayan tebrik kartları, diğeri ise Kürt sanatçısı Ciwan Haco’nun Heşt TV’de program yapması. Aynı bültende Ciwan Haco barışın elçisi olarak, DTP’li milletvekilleri ise Meclis’in antetli kartına Kürtçe kutlama ibareleri yazan haramzadeler olarak değerlendiriliyordu. Bu yaklaşım sizce psikolojik tedaviye de ihtiyaç duyacak kadar ciddi bir zihniyet karmaşası değil mi?

Eskiden beri etkili olan bir bakış açısı var ve bu bakış açısının halen ortadan kalkmadığı görülüyor. Yüce devletl˚larımız ‘her ne olursa olsun, ama benim kontrolümde olsun’ zihniyetinden henüz kurtulmuş değiller. Bu zihniyet, şimdiye kadar tehlikeyi büyüttüğü gibi bundan sonra da büyütür. Her şeyden önce bu zihniyet terk edilmeli, değişmelidir. Konumuz Heşt TV olduğu için, biraz da bu kanalın özelinde olguları değerlendirerek sözlerimizi tamamlayalım.

Kürtçe kanalda yayınlanacak bazı belgeseller ve programların çevirileri için bana da metinler verildi. Kürtçe kanala özel, tümüyle Kürtçe hazırlanan yeni programlar var mı, bilmiyorum. Ama çevirileri de yapılan eski programların neredeyse tümü TRT’nin asık suratlı ve sansürcü döneminin ürünleri. Bunlar arasında Kürtleri kötü tanıtanlar varsa, elenmiş, ancak Kürtleri cezbedecek yeni bir şey de yok. Örneğin Türk müziğinin tanıtıldığı, Arap ve Fars müziği ile kıyaslandığı bir belgeselde, bu kıyaslama Kürt müziği ile yapılmıyor; aksine Türk müziğinin ilahi gücünden dem vuruluyor. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün...

SADECE DİL Mİ KÜRTÇE OLACAK

Burada şu soru akla geliyor. Kürtçe yayın ile amaçlanan sadece dilin Kürtçe olması mı? Dilin Kürtçe, pardon, Türkiye’de konuşulan yerel bir dille olması yeterli olacak mı?

Merak edilen bir olgu da, yayında yer alacak haber programlarının dilinin nasıl olacağı. Kürtler, ya da Kürtlerin bir kesimi bu kez Kürtçe ile mi aşağılanacak? Elbet bunları yayın başladıktan sonra daha sağlıklı değerlendirmek mümkün. Ancak şimdiden şunu söyleyebiliriz: Eğer Kürtçe bir kanalda Kürt dili, edebiyatı, tarihi, müziği ve kültürü ile ilgili özel programlar, belgeseller yoksa, Kürtler kendilerini ilgilendiren özgün konularla ilgili bilgilendirilmeyecekse, olgular Kürt yaşamı göz ardı edilerek değerlendirilecekse, hiç unutulmasın yeni Kürtçe kanalda, haftada bir Kurmanci ve Zazaki lehçelerinde yayın yapan TRT’nin diğer kanalının akıbetine uğrayacak ve bir müddet sonra sessiz sedasız yitecektir.

Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Tarih: 30.09.2008



Alıntıyla Cevap Gönder
Mesaj Tarih: Çar Arl 17, 2008 7:02 pm

En acik sekilde söylenecekse ger ,


Bugüne kadar Türkiyede biz Kürtler sistem ve onun yandaslari dahilinde yalakalari ( ki bu grup cogunlukla Kürtlerden olusur) bize Türkce küfrediyorlardi, bundan böyle Kürtce küfredecekler, benim anladigim bu kadar yaniliyorsam biri lütfen dürtsün...


_________________
Ziman zanîn e , zanîn xwe nasîn e !!!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Alıntıyla Cevap Gönder
Mesaj Tarih: Çar Arl 17, 2008 7:10 pm

Bence bu kadar karamsar olmamak lazım.Sonuçta Heşt tv 80 küsür yıllık bir tabuyu yıkacak. Belki bundan sonra Kürt olmanın ezikliğini daha az hissederiz!

Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Alıntıyla Cevap Gönder
Mesaj Tarih: Per Arl 18, 2008 3:03 pm

Ben hayatim boyunca Kürt olmanin ezikligini yasamadim..Aksine Kürt olusumla hep onur duydum


_________________
Ziman zanîn e , zanîn xwe nasîn e !!!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Alıntıyla Cevap Gönder
Mesaj Tarih: Per Arl 18, 2008 3:33 pm

Kürt olmanın ezikliğide ne demek!Bizler Selahattin eyyübünün,Şeh Saittin torunlarıyız.İslmla şereflenmiş her mümin ırkçılıktan uzak kavmiyetçiliğin Rabbimizden bize bir rahmet olark verildiğini bilmeli...

Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Alıntıyla Cevap Gönder
Mesaj Tarih: Per Arl 18, 2008 3:59 pm

Okudum orda yaşayan biri olarak sorularınızı yazmışsınız.Şuanki belediye başkanın fazla bişey yaptığı söylenemez.Taklıdığım mezarı olmayan insanlardan bahsetmişsiniz.Her yöne çekilebilir.Açarsanız iyi olur.

Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Alıntıyla Cevap Gönder
Mesaj Tarih: Per Arl 18, 2008 6:17 pm

Sevgili Azad-Panosi Galiba biz ayrı ülkelerde yaşıyoruz. Bize her sabah okulda Türküm,doğruyum,çalışkanım... dedirtildi.Mutluluk Türküm diyenlere has kılındı. Bir Kürt olarak bu yüzden asla mutlu olamadım, bu ülkede hep ezildiğimi düşündüm. Okulda yanlışlıkla Kürtçe bir kelime ağzımızdan kaçarsa büyük bir kabahat işlemiş gibi mahçup mahçup bakardık öğretmene ve öğrenci arkadaşlarımıza. Kısacası hayatımızdaki her şey Türklüğe aitti.(hala da öyle değil mi?) Yoksa mesele senin Kürt oluşınla onur duyman meselesi değildir. Tabi ki onur duyulacak taraflarımızla ben de onur duyarım.
Sevgili ferah kavmiyet, ayeti kerimede anlatıldığı gibi insanlara tanışıp kaynaşsınlar birbirlerinin farklılığıyla insanlığı zenginleştirsinler hikmetiyle halkedilmiştir. Tabi ki Allah dileseydi insanları tek bir millet,tek bir ümmet halinde yaratabilirdi. Ama nedense İslam alemi Kürt milliyetine ve sorunlarına çok duyarsız. ve maalesef Kürtlerin mevcut haline sebep de etrafındaki müslüman komşularıdır. Dİyeceksin ki bunlar hep batının yahudinin oyunlarıyla bu hale geldi yada getirildiler. Olabilir ama Allah Kürdün hakkını bu dünyada da öbür dünyadada kimseye bırakmıyor,bırakmaz!

Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Alıntıyla Cevap Gönder
Mesaj Tarih: Per Arl 18, 2008 7:40 pm

Evet maalesef ayri ülkerlerde yasadigimiz bir gercek Smile...ama bahsettigin soruna yada yasananlara bende yabanci degilim...Hassasiyetim zaten burdan basliyor...Belki biraz sert bir tatlilikla oldu ama maalesef Kürtlügünden halen utananlar var...Sözüm biraz da onlara idi..Yani incitme gayesinde degilim...Müslümanlari Kürtlerin cigligini duymasi ise bence imkansiz cünkü Ortadoguda bu dini enagir bedellerle kabullenen Tek Halk Kürt halkidir...Islamin dünyaya aciliminin ilk Kurbani Kürt halki olmustur...Dört parcada ki düsmanlar da Müslüman olunca arada ne olursaniz olun teröristsiniz...Bakin bizim müslüman diye nitelediklerimiz yada kendilerine öyle diyenler bile ( Hizbullah 90 li yillar batman-diyarbakir ) düsmanin kasapligini yapmaktan öte gidemediler yada tek gayeleri o idi....

Aslinda yazilacak tartisilacak o denli sey var ki ama maalesef hep baska yere gidiyor konular...Bana göre Kürtlerin en acil sorunu özgürlükleri...Digerleri özgürlükten sonra tartisilacak seyler...Beni kendi dilim kimligimle kabul etmeyenin dinimi kabul etmis ne yazar...


_________________
Ziman zanîn e , zanîn xwe nasîn e !!!
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Alıntıyla Cevap Gönder
Mesaj Tarih: Per Arl 18, 2008 9:00 pm

Kürt olmanın ezikliği denince aklıma çocukluğum geldi. İlkokul yıllarım. Cengiz Topel İlkokulu. 1980'li yıllarda Cengiz Topel'de okuyanlar bilirler. Subay çocuklarını Askeriyenin servis otobüsü gelip alırdı. Okul çıkışı bütün subay çocukları o servisle evlerine giderdi. Bizim evimiz de Subay Loşmanlarına yakın olduğu için bir keresinde o servise bir arkadaşla ben de subay çocuklarının arasına karışıp servise bindik. Hiç unutmuyorum. O zaman Subay Çocuklarının "Asker Abi Burda Kürt Var" diye bağırmalarını hiç unutmuyorum. Bizi servisten indirmediler ama o günü asla unutamıyorum ve bir daha da servise binmedim.

Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Alıntıyla Cevap Gönder
Mesaj Tarih: Cum Arl 19, 2008 4:04 pm

Ciwan kardeşim Rabbimiz kimsenin hakkkını kimsede bırakmaz.Kürtlerin bu halınden müslüman komşularımı sorumlu?Ya müslüman kamşularının bu halinden kim sorumlu?...

Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Alıntıyla Cevap Gönder
Mesaj Tarih: Cum Arl 19, 2008 5:54 pm

sevgili ferah
Biz müslümanlar öyle kendimizi kandırmaya,avutmaya devam edersek sürünmeye,dolayısıyla başka milletlerin egemenliği altına girmeye devam edeceğiz. Biz son ve seçkin dinin mensubuyuz amenna. Ama yeryüzünde
bunu ciddiye alan kültür veya millet var mı? biliyorsun ki Allah Adil-i mutlaktır. Aynı adaletinin tecellisi değil mi ki putperestler bile çalışarak müslümanları maddi anlamda geri bırakmışlar? Evet dış güçlerin müslümanların bu hale düşmesinde rolü çok ama bizle r(müslümanlar) çok mu masumuz?Bizim kendi dinimize yaptığımız ihanetin yanında onların yaptıkları az kalmıyor mu? Dolayısıyla suçluyu önce içimizde arayalım diyorum.
Evet Kürtlerin bu halinden müslüman kardeşlerimiz dünyada ve ahirette sorumludur. Kürtler konusunda en iyimser müslüman yaklaşımı ümmetin övey evladı yakıştırması şeklindedir. Oysa Kürtler Osmanlıyı diğer dindaşlar gibi tarihinin en zayıf döneminde arkadan vurmadı üstelik Türkiye Cumhuriyeti nin kurtuluşu için her cephede savaştı. Zamanında Araplar gibi davransaydık bugün başka şeyler tartışıyor olacaktık.

Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Alıntıyla Cevap Gönder
Mesaj Tarih: Pzr Arl 21, 2008 2:56 pm

Kendimizi avutmak veya kandırma hangi sözüme binaen söylendi?Yeryüzünde dinimizi ciddiye alan külütr veya millet varmı da ne demek!Bu cümleyi kuran birinin umudunu yitirdiğini düşünmemeiz gerekir.Müslüman asla umudunu yitiremez.Suçluyu önce içimizde arayalım demişsiniz çok güzelSizin tutumunuz yanlışsa düzeltin umutsuzluk ufkundan...

Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Alıntıyla Cevap Gönder
Mesaj Tarih: Pts Arl 22, 2008 3:06 pm

Yani ferah konuşmalarınızdan çok teorik düşündüğünüzü,dünyanın ve islam aleminin pratiklerinden uzak konuştuğunuzu niteliğine bakmadan müslümanım demenin yeterli olduğunu söylemeye çalıştığınız anlamını çıkardım. Hadi ben ümitsizsem sen nasıl bu kadar ümitvar olabiliyorsun? Bildiğiniz somut gelişmeleri bizimle de paylaşır mısınız? Başka milletler ve inançlar da kendi kutsalları ve yaratıcının kendilerine bahşettiği değerlere inanıyor. Bugün dünyada neden müslümanların örnek bir devlet yapılanması,örnek bir idare şekli hadi var olanları beğenmeyeceksin, neden herhangi bir konuda marka değerleri yok? Müslüman mı suçlu İslam mı ? Bunun farkını anlatmaya çalıştım

Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Alıntıyla Cevap Gönder
Mesaj Tarih: Çar Arl 24, 2008 12:30 pm

Niteliğine bakmadan müslümanım demenin yeterli olduğunu ne söyliyebilirim nede savunabilirim.Bu izlenimi nasıl verdim size bilemiyorum ama bu çirkin bir idda olarak kalır.Tabiki pratikten uzak konuşmak doğru değil ben inanılması pratik hayatta baş ucu notlarından bahsettim.Müslümanmı suçlu islammı demişsiniz.Bizler suçluyuz.Dünyada neden müslümanların değeri yok derseniz bunu benim bir müslüman olarak kendime sorduğum gibi sizinde kendinize sormanız gerekir.Ben her zaman olması gerektiği gibi ümitvarım.Bir birey olarak elimden geleni yapmaya çalışıyorum buda ümitvar olma haklılığımı doğurur.Temennilerimiz aynı olsada farklı taraflardan bakıyoruz.Müslüman camianın kürt sorununa tepkisiz kaldığını söylüyorsunuz size hak vermekle birlikte şunlarıda hatırlatmak isterim.Bizler deyim yerindeyse kimliğimizin derdindeyiz.Kürt meselesine tepkiisz kaldığını söylediğimiz müslüman ülkelerin çoğu CANININ NAMUSUNUN derdinde.Çok içten soruyorum.İlçsızlıktan kırılan gazzedeki kardeşlerimizden kaçımızın haberi var.Kaçımız tepkiliyiz bu duruma....İsrailin normalleştirme politikasının bir parçası olmadımı çoğumuzun zihinleri.Filistinde hergün birileri şehid ediliyor.Tv de haberleri değiştirebiliyoruz.Artık alıştıkmı yada sıkıldıkmı.Bizde bu durumdan hoşnut değeiliz diyebilirsiniz.O kardeşlerimizde bizim durumumuzdan hoşnut değillerdir.Ama somut olarak sizin sorunuzu size yöneltiyorum ne yaptınız ne yaptık?

Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Alıntıyla Cevap Gönder
Mesaj Tarih: Per Arl 25, 2008 8:36 am

Eğer içimizdeki münafıklar olmasaydı müslümanlar canının,namusunun derdinde olmazdı. Bugün aydınlanma,aydınlatma, konuşma insanlar arasında örnek müslüman olarak yaşayabilme ... müslümanın cihadıdır. Evet islam alemi sömürgedir kürtler de sömürgenin sömürgesidir.

Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Mesajları göster:
Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 2 sayfa)
Sayfa: 1, 2  Sonraki »
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
  


Ana Sayfa | İletişim | | Patnos Forumları | Patnos Fotoğrafları | Firmalar Rehberi | Sitemap |
Google Pagerank Checker