23'er yıl hapis cezası istenen 6 çocuğun duruşması yarın
04.12.2008 15:08
DİYARBAKIR (DİHA) - İHD Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey, Başbakan Erdoğan'ın 20 Ekim'de Diyarbakır'a gelişi sırasında yaşanan protesto eylemleri gerekçe gösterilerek tutuklanan ve haklarında 23 yıl hapis istemiyle dava açılan 6 çocuğun yarın yapılacak duruşması için duyarlılık çağrısı yaptı.
İHD Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey, Başbakan Erdoğan'ın 20 Ekim günü Diyarbakır'a yaptığı ziyaret sırasında yaşanan protesto eylemlerinden dolayı gözaltına alınarak tutuklanan ve haklarında 23 yıl hapis istemiyle dava açılan çocukların yarın yapılacak duruşmalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Erbey, 1990 yılların ortalarından itibaren OHAL Kararnameleri ile 4 bin yerleşim yerinin sakinlerinin iradeleri dışında boşalttığını belirterek, aileleriyle birlikte kentlere yerleşen çocukların devleti hep polis ve askeri güç olarak gördüğüne değindi. 28 Mart 2006 tarihinde Diyarbakır olaylarında polise taş atan çocuklara dair Başbakan Erdoğan'ın "Çocuk da olsa kadın olsa gereken yapılacaktır" söylemini hatırlatan Erbey, "En son Adana Valisinin taş atan çocukların ailelerinin yeşil kartlarının iptal edilmesini istediğini ve hemen akabinde gözaltına alınan çocuklara 56 yıl hapis istemiyle davalar açılmasını manidar buluyoruz. Ne zaman bir devlet büyüğü konuşsa mahkemeler bu konjöktüre uygun kararlar veriyorlar" dedi. Çocukları sokağa iten nedenleri irdelemek, polise taş atarken bu işin ne anlama geldiğini kavrayıp kavramadıklarını uzmanlar tarafından alınacak "farik mümeyyiz" raporuyla belirlemek gerektiğini vurgulayan Erbey, "'Taş atan çocuk örgüt üyesidir. Çeyrek yüzyıl ceza verirsek dersini alır ve bir daha taş atmaz' gibi ilkel bir önleme mantığıyla sorunu çözmek yanılgıdır. Bu yöntem sorunu çözmez derinleştirir, devlete ve polise karşı nefret tohumları eker. Bu yanlış yoldan derhal dönülmesi hoşgörüyü ve anlayışı geliştirmek gerekir" dedi.
'Yasaların darlığıdır'
Başbakan Erdoğan'ın 20 Ekim günü Diyarbakır'a yaptığı gezi sırasında onu protesto etmelerinden dolayı gözaltına alınan çocuklara uygulanan muameleyi "insanlık dışı uygulama" olarak niteleyen Erbey, kente meydana gelen tüm olayları çocuklara yükleyerek onları örgütle organik bağları varmış gibi göstererek en büyük cezaların istenmesini ise "yasaların dar ve devleti koruma temelinde ele alınmasından başka bir şey değil" şeklinde değerlendirdi. Diyarbakır'da 20 Ekim günü meydana gelen olaylar ile ilgili olarak toplam 29 çocuğun gözaltına alındığı ve bunlardan 21 hakkında dava açıldığını belirten Erbey, haklarında dava açılan 21 çocuktan 19'unu şu anda tutuklu bulunduğu ve dava açılanlardan 6'sının 15 yaşın altında olduğunu belirtti. Tutuklu olan bu 6 çocuğun duruşması 5 Aralık günü (Yarın) Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılacağını belirten Erbey, çocukların "Örgüt üyesi olmakla birlikte örgüt adına suç işlemek", "Örgüt propagandası yapmak", "Toplantı ve gösteri yasasına muhalefet etmek", "Kamu malına zarar vermek" iddiasıyla cezalandırılmak istendiğine değindi.
Kamuoyuna duyarlılık çağrısı
Çocukların kafalarını, kollarını kıran, onlara acımasızca şiddet uygulayan polis uygulamalarına raporlarla, tanıklarla, fotoğraflarla yapılan suç duyurularının sonuçsuz kaldığını ancak, polise atılan bir taştan dolayı çeyrek yüzyıl ceza istenmesini orta çağdaki engisizyon dönemini çağrıştırdığını ifade eden Erbey, "Sorun Kürt sorununu demokratik yol ve yöntemlerle çözerek çocukları eğitim kurumlarına göndermekle sorun çözülür. Bu çocuklar köylerine geri dönmek istiyor. Ağır cezalar vererek bu sorun veya sorunlar çözülmez" dedi. Erbey, 6 çocuğun yarın Diyarbakır Ağır Çocuk Mahkemesi'nde görülecek davalarının takipçisi olacaklarını ifade ederek, devleti, daha fazla hoşgörü, insan hakları ve demokrasi ile sorunu çözmeye, kamuoyunu da davaya karşı duyarlı davranmaya çağırdı.
(ls/he/avt/sy)


